'Söylenecek bir şey kalmamıştı.
Kollarını ona dolayan kızın hayatının her evresini gözünün önüne getirebiliyordu;
beş yasında daha sarısın, on bir yasında hızla boy atıyor, on üç yasında elleri erkeksi.
Mehtap, çekik gözlerinde yansıyarak yuvarlanıyordu gökyüzünde.
Kız onun teninin kokusunu içine çekti ve "Seni seviyorum," dedi.
Genç adam onu o kadar usulca öptü ki kız bunu hayal ettiğini sandı; gözlerine bakmak için biraz geri çekildi.
Ve silah patladı.'
Harte ve Gold aileleri on sekiz yıl boyunca yan yana evlerde yasadı. Aile pikniklerinden en
Kollarını ona dolayan kızın hayatının her evresini gözünün önüne getirebiliyordu;
beş yasında daha sarısın, on bir yasında hızla boy atıyor, on üç yasında elleri erkeksi.
Mehtap, çekik gözlerinde yansıyarak yuvarlanıyordu gökyüzünde.
Kız onun teninin kokusunu içine çekti ve "Seni seviyorum," dedi.
Genç adam onu o kadar usulca öptü ki kız bunu hayal ettiğini sandı; gözlerine bakmak için biraz geri çekildi.
Ve silah patladı.'
Harte ve Gold aileleri on sekiz yıl boyunca yan yana evlerde yasadı. Aile pikniklerinden en
mahrem sırlara kadar her şeyi paylaştılar. Çocukları Chris ve Emily'nin yakınlaşması da bu nedenle sürpriz olmadı, hatta arzu edildi. Birbirini neredeyse doğdukları günden beri tanıyan, hiç ayrılmayan liseli iki genç, ailelerinin gurur tablosunda el ele gülümsüyordu; ikisi de
başarılı, ikisi de popüler, ikisi de pırıl pırıl.
Ama bir gece yarısı çalan telefonla her şey değisti;Emily basından vurulmuştu, Chris olay yerindeki tek kişiydi ve silahta kendisi için de bir kursun olduğunu söylüyordu...
İnsan, aile, dostluk, ask...
Siz olsanız ne yapardınız?
Öncelikle Jodi Picoult'un yazar
diline hayran olduğumu söylemeliyim sanırım.Öyle içten akıcı ve güzel bir
anlatımı var ki bir bölüm bittiğinde hemen diğerini de okumak istiyorsunuz.Ama
ne yazık ki biten bir bölümün ardından geçmişe gidiyorsunuz.Geçmiş ve şu anki
anlatım arasında öyle kayboluyorsunuz ki kitabın bitmemesini istiyorsunuz
açıkçası bende öyle oldu.Kendimi anlatılan kişilerin yerine koyamadan edemedim
ve kitabı bitirdiğimde sanki bir boşluğa düştüm.
Okuğum ilk Jodi Picoult
kitabından sonra(kız kardeşimin hikayesi) hemen başka bir kitabını almak
istemiştim ve şu an iyi ki de almış ve okumuşum diyorum.Sanırım en kısa sürede
diğer iki kitabını da alacağım.
Ayrıca April yayınlarının bu
şekildeki kapak baskılarına hayran kaldım.gerçekten oldukça etkileyici ve
anlamlı şekilde yapılmış kapaklar.Atlı karıncanın neden bu kapakta olduğu
söylemiyim o da size sürpriz olsun.Ne dersiniz?
instagram hesabım:http://instagram.com/kitabimkahvemkedimveben



Harika bir kitaba benziyor, çok merak ettim. Yazına sağlık güzel anlatmışsın ;)
YanıtlaSilçok teşekkür ederim canım :)) doğru tahmin gerçekten harika bir kitap kız kardeşim için'i de öneririm hatta filmi bile var diğer kitaplarını da inşallah okumak istiyorum çok teşekkürler yorum için
Sil